Ağlasak mı ne yapsak?




Bunu yazmak için biraz erken ama ilk maçlar sonucunda izlediğimiz şey futboldan başka bir şey değildi sanki. Demek istediğim neredeyse hiç kasti dirsekler, tabanlar görmedik. Hakemin etrafında öbek olmuş futbolcu grubu görmedik. Parlayan bir kırmızı kart görmedik.

UEFA'nın bu konudaki sertliğinden korktuklarından mı yoksa amaçları gerçek futbolu izletmek mi bilemem ama bu tip turnuvalarda nadir oluyor böyle başlangıçlar.


Saymaya devam etsem 'Unite against racism' yazılı pazubantlarla çıkan kaptanlardan başlar, bir faul pozisyonunu gülerek tartışan iki futbolcuya kadar giderim. Şimdilik susayım da nazar değmesin.

Penaltı da yoktu demiştim. Hemen düzelteyim. Modric'in Avusturya karşısında gole çevirdiği bir penaltısı var. Dikkatimden kaçmış, ancak bu maçları 'bir tarafımla' izlediğim anlamına gelmemeli. Yorumlarda terbiyesizce dile getirmenin alemi yok.

2 yorum:

berşan kayıkcı dedi ki...

birbiri ardına golleri kalesinde gören italya takımının maçın birçok bölümünde gayet agresif, gayet kornere çıkan topa koşarken rakibe durduk yere omuz atmalı hareketlerde maçı germeye çalışmış olsa da; hollanda takımı italyan oyuncuların seviyesine düşmeyerek, "sana taş atana sen gol at" felsefesini en şukela şekliyle gerçekleştirmişti..

bravo portakal çocuklar.. bravo turuncu renkdaşlarım..

getabbaaww dedi ki...

yalnız sabri yine itirazdan sarı kart gördü onu es geçmeyelim:)